Karayılan: Girdiler nasıl çıkacaklarını bilmiyorlar!

BEHDİNAN (27.02.2008) – KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, HPG gerillalarının direnişi karşısında Türk ordusunun Güney’den nasıl çıkacağını bilemediğini söyledi. Karayılan 5 günlük çatışma süreci konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Güney Kürdistan’da Türk ordusu ile HPG gerillaları arasında şiddetli çatışmalar sürerken KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan, ROJ TV’ye verdiği özel röportajda Türkiye’nin Kürtlere karşı savaş ilanında bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin 21. yüzyılın tüm savaş tekniklerini kullanarak HPG gerillalarına saldırdığını belirten Karayılan, Türk ordusunu hedefinin hem PKK, hem Güney Kürdistan hem de Kürt halkının kazanımları olduğunu ifade etti.

‘HEDEF KÜRTLERDİR’

Türkiye’nin Güney Kürdistan’da federasyon geliştikten sonra ve Kuzey Kürdistan’da da Kürt Özgürlük Hareketi gelişme kaydedince, korku ve panik içine girdiğini söyleyen Karayılan devletin buna göre Kürdistan ve Kürt sorununa ilişkin yeni bir strateji geliştirdiğine değindi. Bu stratejiye göre Türkiye’nin kendi içindeki Kürtleri ezeceğini bunun içinde kendi sınırları dışındaki Kürtlerin de güçlenmesine ve irade sahibi olmasına izin vermeyeceğini belirten Karayılan “Bu strateji temelinde yeni saldırılar başladı. Bazıları bu saldırıların amacının PKK olduğunu veya olmadığını söylüyor. Hedef hem PKK’dir, hem Güneydir, Kürt kazanımlarıdır” dedi.

Karayılan operasyona ilişkin yaptığı değerlendirmede ise Türkiye’nin Güney’e düzenlediği operasyonda ilk amacının Zap ve Çemço bölgesini ele geçirmek, daha sonra ise Haftanin, hatta Xakurke’de harekete geçerek böylece Güney ve Kuzey Kürdistan arasında bir tampon bölge yaratmak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bir tampon bölge oluşturmasının ardından tüm Güney Kürdistan’a müdahale etme kabiliyetine kavuşacağı üzerinde duran Karayılan, “Qandil’de olurdu, Hewler’de olur, Kerkük de olur. Hava gücüyle, helikopterleri öne çıkararak Güney Kürdistan üzerinde etkisini yaratmak istiyor. Askeri açıdan bu şekilde tesir ederse, siyasi açıdan da bunun etkisi olur. Plan bu şekildedir. Bunun için 5 gündür Zap’ı almak istiyor” şeklinde konuştu.

‘EN GELİŞMİŞ SİLAHLARI KULLANIYORLAR’

Karayılan operasyonu askeri açıdan da değerlendirdi. Türk ordusunun Zap alanını alması için Çiyaye Reş ve en stratejik yer olan Şikefta Brindara’yı alması gerektiğini söyleyen Karayılan “Ancak şimdiye kadar hiçbir yeri alamadılar. Ne Çiyaye Reş’i ne de Şkefta Brindara’yı alamadılar. Şu anda Şamke’ye kadar gelebilmiş ve Şikefta Brindara’yı almak için saldırı üstüne saldırı yapıyor. Bu saldırılarda savaş tekniğini çok kullanıyor. Yani tüm silahları kullanıyor. Hem havadan ve karadan çeşit çeşit silahları kullanıyorlar. İçinde bulunduğumuz çağın en gelişkin silahlarını Türk devleti almış ve bize karşı bu saldırıda kullanıyorlar. Daha çok bu teknik silahlara ağırlık vererek ilerlemek istiyor. Ancak geçen 5 gün süresince Türk devleti, en fazla 2 kilometre öne gidebilmiştir. Yani aslında savaşın hala sınır üzerinde verildiğini söyleyebiliriz. Şamke’de bir tepecik tutabilmiş diğer yerler kalabileceği bir yer dahi daha tutamamıştır. Savaş, bu şekilde şimdi devam etmektedir” şeklinde konuştu.

HPG gerillalarının özellikle gece gündüz yaptığı saldırıların Türk ordusunun saldırısını kırdığını belirten Karayılan helikopterin düşüşü ve kara güçlerinin darbe almasının Türk ordusunun saldırılarını durdurmak zorunda bıraktırdığını kaydetti. Türk ordusunun operasyona katılan tüm güçlerini yenileriyle değiştirmek istediğini ifade eden Karayılan “Dün ön cephedeki tüm güçlerini geriye çekerek yenileri getirdiler. Kayıp verdiler, moralleri düştü ve bir de ilerleyemedikleri için onları değiştirdiler. Şimdiye kadar HPG’nin açıklamalarına göre Türk ordusunun kesin 81 ölüsü vardır. Çok sayıda asker de karda donmuştur. Zaten basında da çıkıyor, bazı yaralılar da donmuş. Kayıpları fazladır. Dile gelenlere göre kayıpları yüzün üzerindedir ancak biz sayıyı tam olarak bilmiyoruz. Şimdiye kadar bu savaşta, 5 gerilla arkadaşımız şehit düşmüştür. Kayıplarımız sadece bunlardır. Bir kaç tane hafif yaralımız vardır” dedi.

‘GİRDİLER NASIL ÇIKACAKLARINI BİLEMİYORLAR’

Karayılan HPG gerillasının savaş gücü konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu: “Genel olarak şunu söyleyebiliriz ki, gerçekten de Kürdistan özgürlük gerillası, Behdinan bölgesinde şimdiye kadar büyük bir direniş gösterdi. Fedai bir ruhla, taktik açıdan, cesaret ve ruhu gösterdi. Kürdistan gerillasının ne kadar manevra kabiliyetinin olduğunu gösterdi. Ve büyük güçlere karşı -çünkü bu saldırılar büyük güçlerle yapılıyor- yine en son tekniğinin yüksek bir manevra kabiliyetiyle boşa çıkartılabileceğini ve üstün çıkabileceğini gösterdi. Kürdistan gerillası, bu 5 günlük pratikte bunu ispatladı. Savaş bu çerçevede Çiyaye Reş, Şkefta Brindara, Şamke ve bir de, Zağroslar tarafında Basya vadisinden gelmek ve Xakurke ile Avaşin arasını tutmak, bir hat çekmek istemişlerdi- bir de burada dönem dönem savaş oluyor. Şimdi durum budur. Eğer bu planları başarılı olsaydı, Haftanin’dekiler de, Xakurke’dekiler de harekete geçeceklerdi. Ancak Zap’takilerin planı başarılı olamadı, tıkandı”.

Türkiye’nin şimdi Güney Kürdistan’dan nasıl çıkacağını bilemediğini söyleyen Karayılan, bugün gerillanın direnişinin karşısında Ankara’nın planlarını değiştirmek zorunda kalabileceğini de ifade etti. Kara kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’un bölgeye ziyarete geldiğini söyleyen Karayılan “Hem bu tıkanıklığı aşmak için gelmiş -HPG bataklık demişti, çıkamıyor da ilerleyemiyor da – Bunlar o kadar propaganda yapıyorlardı, kendilerini övüyorlardı, Türk ordusunu nereye elini atsa alacak gibi gösteriyorlardı. Ancak bugün orda tıkanmış, 2 kilometreden fazla gidemiyor. Bu bir savrulma, düşme ve yenilgidir. İşte İlker başbuğ şimdi gelerek hem bu durumdan çıkartmak, diğer taraftan ise görüşmeler yapmaktadır. Bizim aldığımız bilgilere göre, ABD’li yetkili ve komutanlarla, Peşmerge güçlerinin komutanlarıyla görüşmeler yapıyorlar. Bir de dil uzatıp tehdit ediyorlar. Öyle görünüyor ki, bazı yerlerden yardım almak istiyorlar. Ve bu şekilde bu tıkanmadan çıkmak istiyorlar. Aslında orda şimdiye kadar orada yaşanan durum, gerilla için bir başarı, Türk ordusu için de yenilgidir” şeklinde konuştu.

‘GÜNEYLİ GÜÇLER NET OLMALI’

Karayılan röportajında Güney Kürdistanlı güçlerin daha net olmasını ve hem diploması, hem siyasi alanda daha net bir tutumun geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek “Bize göre Güney Kürdistan’da tek elden bir siyaset yürütülmedi. Bazıları yumuşak, bazıları sertti. Bu tabi Türk devletine cesaret verdi” şeklinde konuştu.

‘ABD KÜRTLERİ ÜÇÜNCÜ KEZ KANDIRDI’

Karayılan operasyona destek veren ABD’yi de sert bir dille eleştirdi. Karayılan Irak müdahalesinin ardından Kürtlerin ABD’ye sıcak yaklaştığını ifade ederek “Maalesef şimdi baktığımızda Türk devletinin baskıcı yönetiminin bu güçler tarafından desteklendiğini ve yardım edildiğini görüyoruz. Bu, Kürtlerin üçüncü kandırılması oluyor. Çünkü ABD tarafından Kürtler daha önceden iki kez kandırıldı, bu üçüncüsüdür. Bu Kürt halkına bir hakarettir. Türk devleti, Kürtlerin iradesinin tanınmasını istemiyor. Ama ABD bu bölgeye geldiğinde sürece müdahale için biraz imkan açan ve ABD’nin yararlandığı Kürtlerdi. Ancak bugün baktığımızda, ABD’nin Kürtleri değil işgalcileri desteklediğini görüyoruz. Birileri bunun Güney için öyle olmadığını iddia edebilir. Hayır, bu Güney için de öyledir. ABD, güney güçlerini ikinci sıraya aldı, dikkate almadı. Bugün Güney Kürdistan üzerindeki saldırılarla Güney Kürdistan işgal ediliyor ve herkes de biliyorki Türkiye bununla Güney güçlerini sıkıştırmak istiyor. Ve ABD, bunu onaylıyor. ABD’nin bilmesi gerekir ki Kürtler böyle kandırılamaz. Biz de siyasetten anlıyoruz. Doğrudur, PKK’ye karşı önceden de Türkiye’yi destekliyordu. Ama şimdi sadece PKK’ye karşı değil, Türkiye’ye tüm Kürtleri sıkıştırması için yol açılıyor. Bu yapılacak bir şey değildi, bunun olmaması gerekirdi. Her şeyden önce Güney Kürdistan siyasetçilerinin bunu dikkate alması gerekir” dedi.

‘KORUCULAR OPERASYONLAR KATILMASIN’

Karayılan ayrıca operasyonlara korucuların katılması nedeniyle üzüntü duyduklarını ifade ederek “Üzgünüz bu konuda. Biz bir kürdün kurşununun başka bir Kürde yönelmesini istemiyoruz. Bir Kürdün başka bir Kürdün kanını dökmesi de yerinde değildir. Biz bununla değiliz. Bu bir yaradır, kara bir yaradır. Geçmiş dönemlerde koruculuk geliştirildi. Belki bunun gerekçeleri vardı, yanlışlıklar vardı. Fakat biz şimdi biliyoruz ki, bunların büyük çoğunluğu, Kürtlük bilinci ve yurtseverliğe sahiptir. Bunun için pek çoğu operasyona gitmedikleri için sorun yaşadılar, bazıları tutuklandı. Toplu olarak tutum geliştirenlere karşı devlet bir baskı da kuramadı aslında. Ama bir kısmı da Türk askerleriyle birlikte gelmişler. Biz buradan, korucuların bu saldırıya katılmaması çağrısını yapıyoruz. Bu saldırı, normal bir saldırı değildir. Stratejik bir saldırıdır. Türk devleti, bu saldırı ile Kürtleri tasfiye etmeyi istiyor. Kürt milletini iradesizleştirmek, köleleştirmek istiyor. Ne sebeple olursa olsun, hiçbir kürdün buna taraf olmaması gerekir. Hiçbir korucunun bu savaşa girmemesi gerekir. Eğer bu savaşa girerlerse bu, onlar için de, çocukları içinde bir leke olacaktır. Hapse düşsünler ama bu savaşa girmesinler. Hapis onlar için daha iyidir” şeklinde konuştu.

ANF NEWS AGENCY

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: